Meriç


Meriç

İlçe ilimizin orta kısmında ve Lalapaşa yaylasının güney batı köşesindedir. Doğuda Uzunköprü ilçesi, batı ve kuzeyde Yunanistan, güneyde İpsala ilçesiyle komşudur. Yüzölçümü 550 km2’ye yakındır bu bakımdan ilimizin sekizinci ilçesidir.

İlçede dağ yoktur. En yüksek yeri, yükseltisi 130 metre kadar olan Karayayla tepesidir. İlçenin büyük kısmı, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir. Dalgalı düzlük görünümündeki, bu yaylanın ilçeyi de içeren kuzey bölümüne Lalapaşa yaylası denir. İlçenin en büyük vadisi, Meriç nehrininkidir. İkinci büyük vadi ise Ergene ırmağına ait olandır. İlçenin kapladığı yayla parçasında üç dere ile kollarının küçük vadileri de vardır. Meriç nehrinin ilçede kalan vadi yamaçları az, Ergene ırmağınınki çok eğimlidir. Kuzeyde Meriç nehri vadi tabanı, Akçadam ovası adıyla tanınır. İlçenin büyük akarsuları, adı geçen nehir ve ırmaktır. Edeköy ve Küplü ovaları da Meriç nehri vadi tabanına ait düzlüklerdir. Seddelerle, zararlı su taşkınlarından korunmuşlardır. Üç dere ile kolları, ilçenin diğer akarsularıdır. İlçe, Akdeniz ikliminin Trakya Geçit Tipi alanındadır. Bu iklim sert bir kara iklimidir. Yazlar, genellikle sıcak ve kurak geçer. Kışlar, soğuk ve az yağışlıdır. Güz yağışları ilkbaharınkinden fazladır. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden ve orta şiddette eser. İlçe yağış bakımından yarı nemlidir. Doğal bitki örtüsü, kuru ormandır. Eskiden ilçenin kuzey batısıyla güney kısımlarını örten ormanlar ortadan kaldırılmış ve yerinde bozkır oluşmuştur. Bu bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır. Orman kalıntısı ağaçlıklara rastlanabilir. Akdeniz iklimine özgü katran ardıcı adlı ağaççık görülebilir. Maki denen örtüye ait bu ağaççığın yaşaması, ilçeyi Akdeniz iklimi, Marmara Tipinin de etkilediğini gösterir.

İlçede 26.000’e yakın insan yaşar. İlçe, nüfus miktarı bakımından, ilimizin altıncı ilçesidir. Meriç kasabasının nüfusu, 5.000’i biraz geçer. Halkın çoğunluğu köylerde oturur, tarım ve hayvancılıkla geçinir. İlçede tahıllar, endüstri bitkileri ve meyve yetiştirilir. Tarıma dayalı endüstri gelişmiştir. Fabrika ve mandıralarda pirinç, yağ, un, yarma ve peynir elde edilir. Başlıca el sanatları, sepetçiliktir. İlçede linyit kömürü çıkarılır. İlçede Salı günleri kurulan pazar, ticareti canlandırır. İlçenin ulaşım ve haberleşme durumu iyidir.

İlçede, tarih öncesi devirlerinden beri insan yaşar. İlçenin tarihi, yazı bilen Traklarla başlar. İlçemiz ilkçağda Trak Krallıklarıya Pers-Büyük İskender ve Büyük Roma İmparatorlukları sınırları içindeydi. Ortaçağda, 10 yüzyıl kadar Bizans İmparatorluğuna bağlı kaldı. 14.yüzyıl ortalarında Osmanlı Türklerinin eline geçti. İlçeyi alan birliğin komutanı, Hacı İlbey’di. Yüzyıllarca düşman saldırısından uzak yaşayan ilçe, 19.yüzyılın birinci ve ikinci yarılarında Rusların eline geçti. Birinci Balkan Savaşından sonra Bulgarlar ve Birinci Dünya Savaşı ertesinde Yunanlılar ilçeyi aldılar. 1920 yılında Yunanlılar, Meriç nehrini geçerek Doğu Trakya’ya girmek istediler. 60.Tümene bağlı birliklerimiz ilçeyi bir süre savundu. İki yıl kadar süren Yunan işgali, Büyük Zafer’den sonra sona erdi. Silahlı Kuvvetlerimiz, 19 Kasım 1922 tarihinde ilçeyi geri aldı. Meriç’in ilçe oluş yılı 1923’tür.

İlçede görülmeye değer tarihsel yapı yoktur. İlçe uçar ve kaçar avcılığı yönünden çekicidir. İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy dallığı ve Mayalar adıyla anılan ilkbahar şenlikleridir.

[FACEBOOK SAYFAMIZ ICIN TIKLAYINIZ.]