Keşan

Keşan Merkez – Erikli Sahil

İlçe, ilimizin güney yarısındadır. Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yaylanın, Korudağ sırasının ve Pelin yaylasının birer kısmını kaplar. Doğuda Tekirdağ ili, batıda İpsala ve Enez ilçeleri, kuzeyde Uzunköprü ilçesiyle komşudur. Güneyinde Saroz körfezi bulunur. Yüzölçümü, 1100 km2’ye yakındır. Bu bakımdan, ilimizin ikinci ilçesidir.

Korudağ sırasının batı bölümü ilçe sınırları içindedir. İlimizin en yüksek yeri, bu dağın tepelerinden biridir. Yükseltisi 700 metre kadardır. Bu dağın yamaçlarının eğimi azdır. Korudağ batısında Pelin yaylası yer almıştır. Büyük iki vadisi vardır. Doğanca deresininki batıya doğru daha genişler ve Keşan ovası adıyla anılır. Önemli akarsuları, Muzalı ve Doğanca dereleridir. İlçenin doğal gölü, Büyük Tuzla gölüdür. İlçede Kadıköy barajıyla sekiz tane gölet bülünur. Deniz kıyıları bazı yerlerde dik kıyı, bazı yerlerde ise alçak kıyı biçimindedir. İlçenin büyük bölümü, Akdeniz ikliminin Marmara Tipi alanındadır. Bu, nisbeten yumuşak bir deniz iklimidir. Rüzgarlar, daha çok, kuzey yönlerden eser. Güz ve kış mevsimleri daha yağışlıdır. İlçe, yağış bakımından yarı nemlidir. Doğal bitki örtüsü kuru ormandır. Pelin yaylasında koru ve maki denen bitki topluluğuna rastlanır. Maki, bodur ağaç ve kurakçıl otlardan oluşur. Ormanların ortadan kaldırıldığı yerlerde bozkır oluşmuştur. Bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır.

İlçenin nüfusu, 71.000’den biraz fazladır. Bu bakımdan ilimizin üçüncü ilçesidir. Keşan ilçesinin nüfusu 35.000’e yakındır. Halkın çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla geçinir. İlçede endüstri ve ticaret gelişmiştir. Çoğu tarıma dayalı olan çeşitli fabrikaları ve küçük sanayi sitesi vardır. İlçede Cumartesi günleri pazar ve Eylül aylarında panayır kurulur. Keşan’ın ulaşım ve haberleşme durumu iyidir. Çeşitli eğitim kurumları bulunmaktadır.

İlçenin tarihi Traklarla başlar. İlkçağda Trak Krallığıyla Pers, Büyük İskender ve Büyük Roma İmparatorlukları ilçeye egemen olmuştur. Ortaçağda 10 yüzyıl kadar Bizans İmparatorluğuna bağlı kalan ilçe, bazı Budunların saldırılarına uğradı. 14.yüzyıl ortalarında Osmanlı Türklerinin eline geçti. Anadoludan gelen Topkeşan Yürüklerinin bir kısmı ilçeye yerleştirildi. İlçenin adı, bunların ismiyle ilişkilidir. İlçe Osmanlı Devletinin yükselme devrinde, Sadrazam Hersekzade Ahmet Paşa’nın dirliği idi. 19.yüzyılın birinci ve ikinci yarılarında, kısa sürelerle Rusların eline geçti. Birinci Balkan Savaşından sonra Bulgar ve Birinci Dünya Savaşı ertesinde Yunan işgaline uğradı. Türk çeteleri, iki yıl süren işgal sırasında halkı zulümden korumaya çalıştılar. Türk Silahlı Kuvvetleri, Büyük Zafer’den sonra, 19 Kasım 1922 tarihinde ilçeyi geri aldı. İlçe Cumhuriyet döneminde kalkınıp gelişti. Keşan’ın ilçe oluş yılı 1877’dir.

Rusiyyon kalesi ve Hersekzade Ahmet Paşa külliyesine bağlı yapıların çoğu ortadan kalkmıştır. Tarihsel değer taşıyan yapıları, Hersekzade Ahmet Paşa Camii ile İbrice-Keşan kervan yolu üstündeki üç taş köprüdür. Uzunkum adlı alçak kıyı, deniz turizmi bakımından elverişlidir. Düzgün yolları ve turistik işletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, ilimizin turistik yerlerindendir. İlçenin iç turizm bakımından önemli olayı, panayırı ile Hıdırellez’de yapılan dallık adlı bahar şenliğidir.